15 Ocak 2017 Pazar

Kitap Alışverişi #7 - Ankara Kitap Fuarı 2017



     
     Merhabaa! Ankara'daki kitap fuarı git gide daha da güzel olmaya başlıyor. Bu beni çok heyecanlandırıyor belki ilerleyen yıllar TÜYAP gibi bir kitap fuarı olur. 

     Bu yıl aslında gitmeyi planlamıyordum çünkü üniversite sınavına çalıştığım için roman okuyacak vaktim pek olmuyor, olduğunda da kitaplığımdaki okumadığım kitapları okuyorum. Ancak sonradan hem gezeyim hem de birkaç test kitabı alayım diye düşünerek kalkıp gittim. Ama tabii ki okuma kitabı da aldım ^-^

    Fuarda neredeyse bütün yayınevleri vardı ancak benim favorim Parodi Yayınları oldu. Parodi Yayınları'nın sosyal medya paylaşımlarına zaten bayılıyordum, çok içten ve eğlenceli bir yayınevi. Standını görünce yayınevine aşık oldum. Parodi kadar standına önem veren başka hiçbir yayınevi yoktu. Siyah demirler ile standı çevrelemişler ve fiyat etiketlerini bile özenerek hazırlamışlardı bence. Ayrıca çalışanları da çoğu yayınevinden daha neşeli ve güler yüzlülerdi. Orada @gnursbooks ve @filologunkitapguncesi ile tanıştım çok tatlı ve neşe dolulardı gerçekten. Standın fiyatlarından bahsedeyim biraz genel olarak kitaplar 10 TL idi sadece birkaç kitabı 15 TL idi. Ben de ne alsam kara veremedim bu nedenle uzun zamandır istediğim Karanlık Zihinler kitabı 10 TL olunca onu hemen almaya karar verdim ^-^

    Gelelim diğer aldığım kitaplara çok uzun zamandır Düş Parası isimli kitabı istiyordum ve kütüphaneye bakmış ama bulamamıştım. Fuarda 13 lira olduğunu gördüm ve hemen aldım. Metis Yayınları'nda %30 indirim vardı. Kız kardeşim de GO! Kitap'tan Sen Bunu Okuduğunda Ben Ölmüş Olacağım isimli kitabı 15 TL'ye aldı. GO! Kitap'ta da %30 indirim vardı. İki tane de poster verdiler ancak onu buraya sığdıramadım ^-^




    Pegasus Yayınları'nda pek bir indirim göremedim o yüzden hiçbir şey almadım internet siteleri indirim yaptığında alırım artık. Ephesus Yayınları %30 indirim yapmış geçen yıl 15 TL idi çoğu kitabı bu yıl 18 TL olmuş istediğim kitaplar bu nedenle oradan da bir şey almadım. Yabancı Yayınları'nda pek bir indirim göremedim hatta bazı kitaplar internet sitesinde daha uygun fiyatlı olduğu için oradan da bir kitap almadan ayrıldım. 

    Yazının buradan sonrasında aldığım test kitaplarından kısaca bahsedeceğim. İlgisini çekmeyen takipçilerim için ufak bir uyarı ^-^


  
       Test kitaplarındaki indirimleri genel olarak beğendim zaten neyi alacağımı bilerek gitmiştim son saniyede Coğrafya kitabını Evrensel İletişim Yayınları'ndan almaya karar verdim. Matematik ve Coğrafya kitabına 27 TL ödedim. Tarih kitabına 11 TL, YGS Deneme Seti'ne de 17 TL ödedim. 

      Bu yılki alışverişim böyle ufacık oldu. Önümüzdeki yıl kitap fuarı alışverişimde yeniden görüşmek üzere ^-^


Ocak 2017 Kitap Tanıtımları


YAPI KREDİ YAYINLARI







                          Kitabın Adı: Kuzey Defterleri
                          Yazar: Lale Müldür
                          Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
                          Sayfa Sayısı: 132
                          Çıkış Tarihi: 20 Ocak 2017



ne sıcak ne soğuk alanda yalnız bir dil bulacaksın kendine
diyor Rilke, Lou-Andreas Salome’nin kentlerinden birinde.
şubat ayının kuzeyli kadınlara depresyon getirdiği söyleniyor. gözlerinde gece altını ve seslerinde Venedik kristalleriyle dantel giyen kadınlar. gecenin parmakları teselli etmiyor onları
belirsiz bir uğursuzluğun yayıldığı o korkunç saatlerde. sevi
yargılamıyor onları ama yanına çağırmıyor da. ama şimdi
henüz erken. güneyde tatlı bir rüzgâr vakti. kadınların
balkonlarda bir an görünüp bir an kayboldukları, uzak
yelkenliler gibi.
bana şimdi büyük sıcaklar gerek
geniş yakalı mantolar
sera ılıklığında kavuniçi uykular



ARTEMİS YAYINLARI








                                Kitabın Adı: Bir İz Bırak
                             Yazar: Veronica Roth 
                             Çevirmen: Uğur Mehter
                             Yayınevi: Artemis Yayınları
                             Sayfa Sayısı: 584
                             Çıkış Tarihi: 18 Ocak 2017


ZALİM BİRİ OLDUĞUMU DÜŞÜNÜYORSUN, çünkü sana öyle söylendi,” dedim. “Peki, senin hakkında benim duyduklarıma ne demeli? Derin dedikleri kadar ince mi? Ölümüne ödlek ve budala mısın?
“Sen bir Noavck’sin,” dedi inatla, kollarını göğsünde kavuşturarak. 
“Zalimlik senin kanında var.”
“Damarlarımda akan kanı ben seçmedim,” diye yanıtladım.
“Tıpkı senin de kaderini seçmediğin gibi. Sen ve ben, ikimi/ de ne olmak için yaratıldıysak, o kişiler olduk.”

Şiddetin ve zulmün hüküm sürdüğü bir gezegende, herkesin
bir kaderle ayrıcalıklı kılındığı bir galakside, herkese bir akımarmağanı bahşediliyordu ve bu, geleceği şekillendirecek, kişiye özel bir güçtü. İnsanların çoğu için bu akım-armağanlar birer lütufken, Akos ve Cyra içinse durum farklıydı; armağanları, onları
başkaları tarafından kontrol edilebilir kılıyordu. Armağanlarının, kaderlerinin ve yaşamlarının kontrolünü ellerine geçirerek galaksideki güç dengesini değiştirebilecekler miydi?  

Akımdan beslenen bir galakside, herkese bir armağan düşüyor.

Cyra, Shotet halkını yöneten zalim bir hükümdarın kardeşiydi. Cyra’nın akım armağanı ona acı ve güç veriyor ve ağabeyi, bu armağanı, düşmanlarına işkence etmek için kullanıyordu. Ama Cyra, ağabeyinin elinde bir bıçak olmaktan çok daha fazlasıydı. Sağlamdı, hızlıydı ve ağabeyinin sandığından çok daha zekiydi.

Akos, buzlarla kaplı ve barışçıl ulus gezegen Thuve’li bir çiftçi ile kâhinin oğluydu. Sıra dışı akım-armağanı tarafından korunan Akos, ailesine sınırsız bir sadakat besliyordu. Akos ve kardeşi,
düşman Shotet askerleri tarafından esir alınınca, Akos, ağabeyini oradan canlı olarak çıkarmak için elinden geleni yapacaktı. Ne pahasına olursa olsun. Derken Akos, birden Cyra’nın dünyasına girdi. Ülkeleri ve aileleri arasındaki düşmanlık aşılamaz görünüyordu. Hayatta kalmak için birbirlerine yardım mı edeceklerdi, yoksa birbirlerini yok mu edeceklerdi?
Bir İz Bırak, beklenmedik armağanlarla dolu bir galakside, arkadaşlığın -ve aşkın- gücü üzerine sarsıcı bir roman.


DOĞAN KİTAP








                               Kitabın Adı: Yan Evin Sırrı
                            Yazar: Shari Lapena 
                            Çevirmen: Güneş Becerik Demirel
                            Yayınevi: Doğan Kitap
                            Sayfa Sayısı: 316
                            Çıkış Tarihi: 18 Ocak 2017




Yan evin duvarlarının ardında neler yaşandığını asla bilemezsin…
Marco ile Anne, komşuları Cynthia ile Graham'ın evine akşam yemeğine davetlidirler. Cynthia altı aylık bebekleri Cora'yı getirmemelerini özellikle rica etmiştir.
Bebek bakıcısı yemekten az önce gelemeyeceğini söyleyince Marco bir plan yapar. Bebek telsizini yanlarına alacaklar ve bitişik evdeki bebeklerini sırayla, yarım saatte bir kontrol edeceklerdir.
Marco ile Anne gece 1'de eve döndüklerinde bebeklerini yatağında bulamazlar. Cora'yı en son 12.30'da
gören Marco'dur.
Eve gelen Dedektif Rasbach'ın ilk şüphelileri çıldırmanın eşiğindeki Anne ile Marco'dur…

ALTIN KİTAPLAR







                                 Kitabın Adı: Korku Ağı 
                              Yazar: Stephen King 
                              Çevirmen: Esat Ören - Öz Dokuman
                              Yayınevi: Altın Kitaplar
                              Sayfa Sayısı: 592
                              Çıkış Tarihi: 12 Ocak 2017


Korku Ağı 25 yıl sonra okurlarla yeniden buluşuyor!
“Bak ve beni gör, cılız adam. Senin şömine önünde bir kitapla birkaç saat geçirdiğin gibi yüzyıllar geçiren Barlow’a bak. Bak ve elindeki sefil sopayla öldürmeye çalıştığın, gecelerin bu muhteşem yaratığını gör.
Bana bak, yazar bozuntusu! Ben insan hayatlarını yazdım ve mürekkep olarak kan kullandım. Bana bak ve ümidini kes!” Jerusalem’s Lot küçük bir New England kasabasıdır ve burada da, benzeri yerlerde olduğu gibi dedikodular, tuhaf tipler ve saygı değer insanlar vardır. Tabii garip olaylar hakkında söylentiler de yok değildir; ama her kasabada olduğu kadar...
 
Yazar Ben Mears, çocukluk yıllarını konu alan ve o günlerden beri ona musallat olmuş korkularıyla yüzleşmek amacıyla bir roman yazmak için Lot’a döner. Çocukken tanık olduğu korkunç olayın gerçekleştiği ev –Marsten Köşkü− işte karşısındadır; fakat yeni ve gizemli kiracıları vardır. Kasabada bazı kuşkulu şeyler yaşanmaya başlayınca, Mears’ın belleğindeki karanlık anılar da canlanmaya başlar: Önce bir köpek hunharca öldürülmüş olarak bulunur, ardından bir çocuk kaybolur. Bunlar başlangıçta çok da sıra dışı olaylar olarak görülmez, fakat liste uzamaya başlar. Çok geçmeden kasabayı saran şaşkınlık hayrete, belirsizlikler dehşete dönüşecektir.



3 Aralık 2016 Cumartesi

Dalgalar Hep Aşk Getirse - Tawna Fenske







                       Kitap Sahili: Dalgalar Hep Aşk Getirse
                       Yazar: Tawna Fenske 
                       Çevirmen: Tuğba Kırca Alptekin 
                       Yayınevi: Nemesis Kitap
                       Sayfa Sayısı: 355
                       Baskı Yılı: 2012




         Merhaba! Okul dönemi çok yoğun geçtiği için pek kitap okuyamıyorum ve geçenlerde komik ve bir çırpıda bitebilecek bir kitap okumak istedim. Malesef pek istediğim gibi olmadı. Her zamanki gibi önce konudan biraz bahsedip sonra yorumlarıma geçeceğim.

Juli deniz fobisi olan bir kızdır. Ancak dayısı vasiyetinde küllerini denize dökmesini ister ve bu nedenle Juli'nin denizlere açılması gerekmektedir. Bir tur ayarlar ve kafeye gider şansına o kafede Alex ile tanışır. Alex işinden kovulmuştur ve arkadaşlarıyla bir plan kurup denize açılacaktır. Tekne turu günü Juli bir anda Alex'lerin gemisinde ortaya çıkar çünkü yanlış gemiye binmiştir. Biz de romanda Alex ve Juli'nin sırlarla dolu hikayelerini okuyoruz.

     Kitap beklediğimden saçma bir kurguya sahipti. Juli'nin yanlış tekneye binmesi kısmından bahsetmiyorum kitabın ilerleyen sayfalarında mafya işlerinden bahsediyorum. İlk sayfalarda oldukça güldüm ve eğlendim çok güzel bir kitap olacağını düşünmüştüm ta ki son bölümleri okumaya başlayana kadar. Son bölümleri sıkıcı ve okurken saçma bulduğum için bir türlü okumak istemediğim bir kitap oldu. Elimde de baya bir süründü.

   Juli'nin aslında çok eğlenceli bir kişiliği var ve oldukça da zeki bir kadın. Ancak hem kitaba hem de karaktere fazladan bir renk katmak için saçma özellikler yüklenmesini pek mantıksız buldum. Juli'ye saçmalıklar yüklenmişken Alex onun yanında çok normal bir insan kalıyor. Onun da uğraştığı iş pek mantıklı bir iş değil gerçi ama karakteri normal kalıyor. Bütün karakterlere bakacak olursak en sevdiğim Cody oldu. 

    Kısacası kitap gerçekçi bir kitap, gerçekçi bir aşk romanı olabilecekken sonralarında bolca mantıksızlıkla doluydu bana göre. Okurken böyle şeyler gerçekçi değil demekten kendimi alıkoyamadım. Kitabın en baştaki çizgisini bozmadan devam etmesini ve Juli'nin sırlarının o kadar saçma olmamasını dilerdim.

Puanım: 

Aralık 2016 Kitap Tanıtımları


PEGASUS YAYINLARI








                           Kitabın Adı: Sığınak
                           Yazar: Chris Ewan
                           Çevirmen: Nil Karaca
                           Yayınevi: Pegasus Yayınları
                           Sayfa Sayısı: 440
                           Çıkış Tarihi: 1 Aralık 2016



İnanma
Güvenme
Saklan
Peşini bırakmayacaklar

Rob Hale, yaşadığı adada geçirdiği motosiklet kazası sonrası gözlerini hastanede açar. Kendine gelir gelmez kaza sırasında yanında olan Lena isimli genç kadının durumunu sorar. Ancak polis kaza mahallinde başka hiç kimseye rastlamamıştır. Rob hem kafasına aldığı darbeler yüzünden hem de ablasını kaybettikten sonra yaşadığı travmayla Lena'yı hayal mi etmiştir? Üstelik tarif ettiği kadın, ölen ablası Laura'ya çok benzemektedir. 

Daha Lena'nın gizemi çözülmeden Rob'un ablasının şüpheli ölümünü araştırmak için Londra'dan Rebecca Lewis isimli özel bir dedektif gelir. Rob, bu dedektifle birlikte gerçeklerin peşine düşer. Petrol baronları, çevreci aktivistler ve istihbarat ajanları tarafından etrafı sarılan genç adam, herkesin birbirini tanıdığı bu küçücük adada çözümün kaçmak değil, kalıp savaşmak olduğunu anlayacaktır. 








                              Kitabın Adı: Çat Kapı Aşk
                           Yazar: Huntley Fitzpatrick 
                           Çevirmen: Müge Kocaman Özçelik
                           Yayınevi: Yayınevi
                           Sayfa Sayısı: 424
                           Çıkış Tarihi: 5 Aralık 2016



KOMŞUNUN YAKIŞIKLI OĞLUNU GÖZETLEYEN GENÇ KIZ, KOMŞUNUN YAKIŞIKLI OĞLUNU SEVİYOR…

Ev hayatı oldukça düzenli, temiz ve sakin olan Samantha için Garrett’lar her şeydi. Gürültü, karmaşa, sevgi, şefkat... Her gün gizlice Garrett’ları izleyen Samantha her zaman onlardan biri olmayı dilemişti. Ta ki bir yaz akşamı komşunun yakışıklı oğlu Jase penceresine tırmanıp tüm hayatını değiştirene dek...
Birbirlerine delicesine âşık olan iki genç, ilk aşkın heyecanına ve acemiliğine kapılır. Garrett’lar tarafından içtenlikle kabul görse de Samantha bu durumu annesinden saklamak zorundadır. Bir araba kazası Jase’in ailesinin hayatını mahvettiğindeyse zorlu bir yol ayrımına gelecektir. Samantha sonunda hangi aileyi kurtaracak; kendininkini mi yoksa sevdiği çocuğunkini mi?

DESTEK YAYINLARI








                        Kitabın Adı: Türk Kızının 50 Tonu
                        Yazar: Pinkfreud
                        Yayınevi: Destek Yayınları
                        Sayfa Sayısı: 264
                        Çıkış Tarihi: 1 Aralık 2016




"Benim gibi bencil, çıkarcı, hatta çoğu zaman yalancı, yüzeysel ilişkiler uzmanı birini ancak Ali gibi biri sever diye düşündüm. Benim kadar kusurlu birini ancak onun kadar kusurlusu severdi. İyi bir insanın beni sevemeyeceğini, sevmeyeceğini düşündüğümden Ali'yi tüm hataları ve kötülüğüyle kabul ediyordum.

Hak ettiğim şeyin, bu olduğuna inandırmıştım kendimi.
Ona olan aşkım bir şekilde kendimi cezalandırma yöntemimdi."

Birbirine taban tabana zıt iki karakter Pelin ve Ali'nin olmayanı oldurmaya çalışmasını Pinkfreud'un eğlenceli kaleminden okuyacağız.


OPTİMUM KİTAP







                             Kitabın Adı: Kuzgun
                          Yazar: Sylvain Reynard 
                          Çevirmen: Banu Tepe 
                          Yayınevi: Optimum Kitap 
                          Sayfa Sayısı: 464
                          Çıkış Tarihi: 1 Aralık 2016


Raven zamanını, Rönesans sanatının ince işlerini restore eden Floransa’daki Uffizi Galerisi’nde geçirir. Galerideki meslektaşlarıyla bir partiye katılır ve eve bırakılma fikrini reddeder.  Bu kararının, gelecekte kendisi ve arkadaşları üzerinde oluşturacağı büyük etkilerinin farkında bile değildir.
Bazı kadınlar gecenin ilerleyen saatlerinde Floransa sokaklarında tek başına yürümeyi endişe verici bulabilirler ama Raven’in bu tür korkuları yoktur. Sağ bacağı diğerinden daha kısa ve ayağı, doğal olmayan bir açıyla dışa doğru kıvrıktır. Güzel olduğu söylenemez.
Gecenin karanlığında evsiz bir dilencinin hırpalanıp dövüldüğünü görünce müdahale etmek ister, saldırganların yeni hedefinin kendisi olacağını bilmeden.  Yırtıcı bir hayvan misali gülümseyen adam onu yakalamalarını emreder. Raven, olabildiğince hızlı ilerlemeye çalışsa da, adamlar geyiğin etrafını saran kurtlar misali ona yetişerek etrafını sararlar.
Masumiyeti çalınmış, vücudu hırpalanmış yarı çıplak bir kadın taş bir duvarın önünde yerde yatarken Prens onu evine getirir.
Cassita Vulneratus…
Raven duyduğu tuhaf sesle uyandığında vücudunda inanılmaz bir değişiklik yaşadığının farkına varır. Aynaya baktığında o eski halinden en ufak bir eser olmadığını görür. Teni yumuşacık ve mükemmel, yara veya dikiş izlerinden eser yok. Göğüsleri daha sıkı ve daha dik. Vücudunun şekli bir kum saati gibi, ince bir beli ve hafifçe dışa çıkıntı oluşturan kalçaları… Parlak ve kuzguni saçları…
Halüsinasyon görmediğinden emin olunca işe gitmeye karar verir.
Uffizi’ye döndüğünde hiç kimse kendisini tanımaz. Kayıp olduğu bir haftalık süreçte Uffizi, tarihindeki en büyük soygunlardan birini yaşamıştır. Paha biçilmez Boticelli tabloları kaybolmuştur.
Polisin baş şüpheli olarak baktığı Raven, suçsuz olduğunu kanıtlamak ve kendisini temize çıkarmak için Floransa’nın en zengin ve gizemli kişisini araştırmaya çalışır.
Aradığı kişiyi bulduğunda bambaşka bir dünyaya ait olduğunun da farkına varır.


8 Kasım 2016 Salı

Lisa Turner ile Röportaj


      Zor Aşk kitabının yazarı Lisa Turner ile bir röportaj yaptık. Bu keyifli ve güzel röportaj için sevgili ve içten yazarımız Lisa Turner'a çok teşekkür ederiz. İyi okumalar ^-^

1) Merhaba! Bize kendinizden biraz bahseder misiniz?

Merhaba asıl adım Naime. 24 yaşındayım ve Süleyman Demirel Üniversitesi'nde mimarlık öğrencisiyim. Annem ve kız kardeşimle birlikte Samsun'da yaşıyorum. Yazmak dışında resim ve el sanatlarıyla ilgileniyorum. Tam bir okuma aşığı olduğum için günlerimin çoğunu kitap okuyarak geçiriyorum. Tüy yumağı bir kedim var ve kitaplar dışında bir diğer tutkum da hayvanlar ^-^ İleride kendimi kitapları ve kedileriyle baş başa bir hayatın içinde hayal edebiliyorum. 

2) Zor Aşk kitabını Wattpad'de yazarken amaçlarınız neydi? Bir kitap olmasını isteyerek mi yazmıştınız yoksa bir hobi olarak mı başladınız? 

Aslında Zor Aşk'ı Facebook'ta bir hikaye sayfasında yayımlamaya başlamıştım. Wattpad'in yeni yeni popülerliğe ulaştığı sene, orada da şansımı denemek isteyip birkaç bölümü eklemiştim ancak fazla aktif bir kullanıcı olmadığım için pek bir okur kitlesi edinememiştim. Bu sebeple size sayfaya eklemedeki amaçlarımı söyleyebilirim. Yazmaya 9 yaşındayken şiirle başlamıştım ve üniversite 2'ye gelene kadar bu benim için sadece bir hobiydi. 20 yaşındayken ilk romanımın adımlarını attım ve sonra bu benim için bir gelecek hedefi olmaya başladı. 22 yaşında babamı bir trafik kazasında kaybettikten sonra ise benim için tutunacak bir dal oldu. Aklımın dağılması ve bambaşka şeylere odaklanabilmek için bir sayfada yazmayı seçtim. Okuduğum onlarca amatör yazara özeniyordum ve onlardan biri olmak istiyordum ^-^ Başlangıçta kitap olabileceğini düşünmemiştim ama elbette her yazar gibi benim de keşke bir gün kitap olsa gibi hayallerim vardı. 

3) Kitap yazmak hep hayaliniz miydi? Basım sırasında size en çok desteği kim verdi? 

İlk kitap çıkarma girişimim 11 yaşındayken gerçekleşti. O zamanlar ilkokul 5. sınıf öğrencisiydim ve benim gibi şiir yazan birkaç arkadaşımla birlikte bir şiir kitabı çıkarmaya karar vermiştik. Okulda afiş yapıp yardım fonu oluşturmaya çalışmıştık. Kitabımızın adı 'Suya Düşen Hayaller' olacaktı ve evet, sonunda hayallerimiz gerçekten suya düştü ^-^ Kısacası cevabım evet bir kitabımın olması hep hayalini kurduğum bir şeydi. Bir gün gerçekten olacağını tahmin etmezdim. Basım sırasında aslında tek başımaydım diyebilirim. Kitapla ilgili görüşmeleri kendim ayarladım ve yayın evinden görüşme talebi gelene kadar kimseye bir şey söylemedim. Ama sonrasında en büyük desteği annem ve kardeşimden gördüm . Onlar yanımda olmasaydı, bana devam etmem için gerekli desteği göstermeselerdi bu hayalim yarım kalabilirdi. 


4) Hikayeleriniz tarihi kurgular ve romantizmden oluşuyor. Tarihi kurgu seçmenizin nedeni nedir? 

Yazmaya tarihi kurguyla başlamamın sebebi aslında tam bir tarihi kurgu canavarı olmamdı ^-^ Ve bir gün bir yazarın kitaplarıyla tanıştım. Okuduğum pek çok tarihi kurgu sonunda o yazarın kitabına hayran kaldım ve araştırdığımda kendisinin bir Türk olduğunu öğrendim. Kitaplarını tıpkı benim yaptığım gibi bir mahlas altında yazıyordu. Okuduğum o kitabın sonunda karakterlerin doğan çocuklarının da bir kitabı olmalı dedim kendime. Ve böylece o sonu kendim kurguladım. Tarihi aşk hikayeleri yazmayı sevsem de, son zamanlarda güncel hikayeler de yazıyorum. Bolca dram ve aile temalarının işlendiği yazmakta olduğum ve kurguladığım hikayelerim var.

5) Bir çok güzel karakter yazdınız. Peki bu karakterler arasında bir favoriniz var mıdır?


Umarım dediğiniz kadar güzel karakterler oluşturabilmişimdir ^-^ Her bir karakterim benim evladım gibi. Hepsinin yeri ayrı. Fakat mutlaka her yazarın iltimas geçtiği bir kitabı, bir karakteri vardır. Benim de öyle bir karakterim var. Henüz Wattpad’de yayınlamadığım ve muhtemelen yayınlamak için daha vakti olan bir hikayemden bu karakter. Benim için özel bir kurgu. Karakterimin adı Tutku ve benim favorim şimdilik o. Ama yayınladıklarım arasında birini seçmem gerekirse, Wattpad’de hala devam eden Sitem isimli hikayemdeki Zeynep’i söylerdim ^-^

6) Kitaplarınız için araştırmalar yapıyor musunuz? Yapıyorsanız ne tür araştırmalar yapıyorsunuz?


Kitaplarım için araştırmalar yapıyorum tabi. Çok üşengeç olduğum için aslında araştırma yapmayacağım kolay konular, olaylar seçmeye çalışıyorum. Ancak bazen kurgu bir bakıyorum ki araştırma yapmam gereken bir yöne gitmiş oluyor. Böyle zamanlarda öğrenmem gereken ne varsa internete başvuruyorum. Tarihi aşk romanı yazmak Türk kültüründe yetişmiş biri için kolay olmadığından geçmişteki İngiliz hiyerarşisini zamanında çok araştırmıştım. Kurgularımın birinde bir kumar sahnesi yazmam gerekiyordu ve araştırıp pokerin inceliklerini öğrenmiştim. Güncel hikayelerimde tıbbi sorunlarla karşı karşıya kaldığım zamanlarda doktor olan bir kuzenimin yardımlarına başvuruyorum. Hukuki sorularım olduğunda da yine internete başvuruyorum ^-^

7) Kitaplarınızı yazarken yazmakta zorlandığınız sahneler oldu mu? Olduysa ne tür sahnelerde zorlandınız?


Aslında düşünecek olursam beni çok zorlayan bir sahne yazmadım. Pek çok genç yazar için cinsellik içeren sahne zorlayıcı olur fakat benim yol göstericilerim okuduğum kitaplardı.
Belki de şu ana kadar yazarken en zorlandığım sahne şu anda yazmakta olduğum kurgunun boşanma sahnesiydi. Ortada bir velayet ve nafaka problemi vardı ve benim bu konuyla ilgili hiçbir bilgim yoktu. Bununla ilgili çok fazla araştırma yapmak zorunda kaldım. Pek çok hukuksal kavram öğrendim ve yine de mahkeme sahnesini yazmaktansa, avukatlarla karşılıklı bir anlaşmalı boşanma görüşmesi yazmayı tercih ettim. Ve şimdi de yine bir başka hukuki süreci daha yazmam gerek. Bunu nasıl başaracağımı bilmediğimden elim pek klavyeye gitmiyor ^-^

8) Hayatınızda yer edinen kitaplar nelerdir?


Bu soruyu yanıtlamak zor çünkü pek çok kitabın bende yeri ayrıdır. Ancak içlerinden birkaçını seçmek zorunda kalsaydım ilk olarak Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu kitabını seçerdim. On defa falan okumuşumdur. Charles Dickens’in Büyük Umutlar kitabı da benim için çok özeldir. Lise 1’de okuduktan sonra girdiğim bütün kütüphane ve kitapçılarda bu kitabı aramıştım. Ve bir de Rita Hunter’in Kalbimi Çaldın’ı var. O da beni ilk kitabımı yazmaya teşvik ettiği için değerlidir.

9) Şu an üzerinde çalıştığınız bir proje var mı? Gelecekte bizi neler bekliyor? 


Bitmiş bir kurgum var aslında. Düzenlemeleri de dahil olmak üzere tam anlamıyla yayına hazır. Ve şu anda yazmakta olduğum Sitem adlı kurgum var. Onun dışında yarım yamalak yazıp bıraktığım 8-9 kurgum daha var. Sitem’den sonra tek tek hepsini bitireceğim. Gelecekte sizleri ve de beni umuyorum ki güzel, dolu dolu kitaplar bekliyor ^-^ Yayın evimle ilgili ufak bir sorunum vardı. Eğer çözüme ulaştırabilirsem, ilk olarak Zor Aşk’ı tekrar elden geçirmeyi istiyorum. İlk kitabımın adını değiştirip, kendi adımla tekrar basılmasını umuyorum. Tarihi aşk kitaplarımı sizlerle buluşturduktan sonra ise güncel içerikli hikayelerimi kitaplaştıracağım. Onlarla birlikte yazın dünyasında daha ciddi, daha edebi bir kulvara taşınmayı amaçlıyorum. Üzerinde titizlikle çalıştığım birkaç kurgunun beni hedeflerime ulaştıracağını ummaktan başka da şimdilik bir düşüncem yok ^-^

Bu keyifli röportaj için tatlı yazarımız Lisa Turner'a çok teşekkür ederiz ^-^

5 Kasım 2016 Cumartesi

Kasım 2016 Kitap Tanıtımları

ARTEMİS YAYINLARI







                         Kitabın Adı: Cadı
                         Yazar: Cate Tiernan
                         Çevirmen: Cana Ulutaş
                         Yayınevi: Artemis Yayınları
                         Sayfa Sayısı: 200
                         Çıkış Tarihi: 11 Kasım 2016


Hiçbir büyü aşktan daha etkili değildir.
Büyülü bir aşk, destansi bir ihanet...

Eski ve güçlü bir cadı ailesinin yaşayan en son üyesi, benzersiz telema güçlerine sahip Morgan Rowlands, doğuştan bir cadıydı.

Morgan, hayatının aşkı ve ruh eşi Cal'in yardımıyla varoluş amacını anladı. Fakat bunun için bir bedel ödemesi gerekiyordu. Çünkü, her ne kadar şartlar onları ayırsa da, Morgan ve Cal'i birbirine bağlayan ürpertici, karanlık bir sır vardı. Ve Cal'in büyü dünyasına duyduğu açlık Morgan'ı korkutuyordu.
Oysa artık Morgan'ın duygularını netleştirecek başka bir gerçek var -o da aşk. Morgan sonunda gerçek aşkının ve onu yok edecek kişinin kim olduğunu ayırt edebilecek mi?

                     








                               Kitabın Adı: Yetişkin
                            Yazar: Gillian Flynn
                            Çevirmen: Uğur Mehter
                            Yayınevi: Artemis Yayınları
                            Sayfa Sayısı: 56
                            Çıkış Tarihi: 3 Kasım 2016



"Elle muamele çekmeyi bıraktım. Yeterince iyi olmadığımdan değil. Bıraktım, çünkü en iyisi olmuştum.

Gillian Flynn'den klasik hayalet hikâyelerine edgar ödüllü saygi duruşu!

Becerikli bir kadın, bazı zararsız dolandırıcılık işleri ve medyumluk yaparak hayatta kalma mücadelesi veriyordu. Yağmurlu bir nisan günü, Susan Burke yanına geldiğinde, genç kadın, insanların auralarını okumakla meşguldü. İnsan davranışlarını gözlemlemekte son derece başarılı olan isimsiz anlatıcımız, güzel ve zengin Susan'ın, hayatına bir parça dram katmaya hevesli, mutsuz bir kadın olduğunu ilk bakışta anlamıştı. Ama medyum, Susan'ın yaşadığı dehşetin ve acısının kaynağı olan, Viktorya döneminden kalma tüyler ürpertici evi ziyaret ettiğinde, hayaletlere dair tüm inançları altüst oldu. Susan'ın ergenlik çağındaki üvey oğlu Miles da rahatsız edici hareketleri ve ürkütücü hayal gücüyle işleri zorlaştıracaktı. Susan, Miles ve Medyum, kısa sürede kötülüğün nerede gizlendiğini ve ondan -mümkünse- kaçmak için ne yapılması gerektiğini keşfetmek için soğuk bir savaşa girişecekti.

Yetişkin ilk olarak George R. R. Martin'in Rogues antolojisinde "What Do You Do?" adıyla yayınlandı ve Gillian Flynn'in kurgunun en orijinal ve yetenekli seslerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtladı.

CAN YAYINLARI







                             Kitabın Adı: Sakın Oraya Gitme
                             Yazar: Yekta Kopan
                             Yayınevi: Can Yayınları
                             Sayfa Sayısı: 136
                             Çıkış Tarihi: 1 Kasım 2016



Herkes birbirine aynı şeyi söylüyor: Sakın oraya gitme!
Orada tedirgin ruhlar var.
Orada tekinsiz anılar var.
Orada korku, yılgınlık, ölüm var. Özgürlüğüne kastedenler, vicdanına zulmedenler var. 
Perdenin ardındakilerle yüzleşmeye cesareti olmayanlar haykırmaya devam edecekler: Sakın oraya gitme! 
Yekta Kopan, "Sakın!" diyenlere inat, belleğimizin en karanlık ormanlarına dalıyor. 
Böylesi bir macerada öykülerden daha iyi ne aydınlatabilir ki yolumuzu…

İçimde bir şey koptu, koptuğunu hissedebiliyordum, bir şeyler çalkalanıp yükseldi içimden. Deniz kenarında oradan oraya savrulan bir taş kadar özgür olamayan ruhlarımıza üzüldüm. Doğanın muhteşem dengesine çomak sokmaktan zevk alan birilerinin ayak işlerinde geçen ömrümüze üzüldüm. "Bu kadar zor olmamalı özgürlük!" Vidalı kapağı iki tur çevirip mazotun kalanını kafama diktim. Ruhumun bedenimden ayrılıp günbatımına gitmesine izin verdim. Uzandım. Gözlerimi kapadım. Artık tanımadığım bir sesle mırıldandım:
"Seni senden başka kim özgürleştirebilir ki?"


NEMESİS YAYINLARI








                             Kitabın Adı: Anılar Ağacı
                          Yazar: Naşide Gökbudak
                          Yayınevi: Nemesis Kitap
                          Sayfa Sayısı: 456
                          Çıkış Tarihi: 4 Kasım 2016



1945 yılı. Malatya’nın Darende ilçesi.
Dönemin en nüfuzlu ve kalabalık ailesi, Köroğlu Ailesi.
Ailenin reisi Acar Köroğlu, dört çocuk babasıdır. Dördü de erkek olan çocukları büyüyüp evlenirler ancak hiçbirinin oğlu olmaz. Acar Köroğlu, erkek torun hasretiyle yanıp tutuşsa da, kız torunlarına da gözü gibi bakan bir dededir.
En büyük oğlu İlbars’tan olma torunu Ceren evlilik çağına geldiğinde talipler ailenin kapısını aşındırmaya başlarlar. Torununu evlendirme işi Acar Köroğlu’na kalmıştır, çünkü Ceren’in babası başka bir kadın için ailesini terk etmiştir.
Hem babasızlıkla hem de babası gittikten sonra hayata küsen annesinin sıkıntılarıyla boğuşan Ceren, onu istemeye gelecek olan Muallim Turan’a kalpten bağlanır. Onu çok sever.
Turan da geçmişinde yaşadığı onca felaketten sonra ilk kez kendini yeniden mutlu hissetmiş, Ceren’e tüm varlığıyla bağlanmıştır. Ancak bu iki gencin bir araya gelmesini istemeyenler de vardır.
Hem Köroğlu ailesini hem de Muallim Turan’la Ceren’i büyük sınavlar beklemektedir. Umutları bir ağaç gibi köklerini toprağa salarken, hayat onların mutlu günlerini
eski birer anı olmaktan kurtaracak mıdır?








                    Kitabın Adı: Setna Yükseliyor: Lanetli Mezar
                  Yazar: Christian Jacq
                  Çevirmen: Alkım Uraz
                  Yayınevi: Nemesis Kitap
                  Sayfa Sayısı: 288
                  Çıkış Tarihi: 4 Kasım 2016



Kadim kökleriyle dünyanın en güçlü uygarlığı Mısır ve imparatorluğu bekleyen büyük lanet…

Mısır'ın tüm gizli hazinelerinin yerini söyleyen bir kitap yüzyıllar boyunca kara bir büyüyle bağlanıp insan elinin ulaşamayacağı lanetli bir mezarda saklanmıştır. Ancak kötülüğü ve kaosu yeniden hakim kılmak isteyen bir büyücü, lanetli mezarın yerini bularak kitabı ele geçirir.

Öte yandan halkının sevgisini ve sadakatini kazanmış Ramses'in oğulları Ramesu ve Setna arasında, Setna'nın farkında olmadığı bir çekişme vardır. Hırslı ve kendini uygarlığın geleceğinde en önemli rolü oynarken görmek isteyen Ramesu, kendini okumaya ve kâtipliğe vermiş kardeşi Setna'nın varlığından zamanla rahatsız olmaya başlar. 

İyi huyluluğu ve zekâsıyla istemeden de olsa öne çıkmaya başlayan Setna'yı bekleyen büyük sınavlar, imparatorluğu yok etmeye hazırlanan lanetin dirilişi ve Ramesu'nun hırsı, kaçınılmaz sonu yavaş yavaş yaklaştırmaktadır.

YAPI KREDİ YAYINLARI








            Kitabın Adı: Harry Potter ve Lanetli Çocuk
            Yazar: J.K.Rowling, John Tiffany, Jack Thron
            Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
            Sayfa Sayısı: 360
            Çıkış Tarihi: 4 Kasım 2016



Sekizinci Hikâye.
On Dokuz Yıl Sonra...

Harry ait olduğu yerde durmayı reddeden bir geçmişle boğuşurken, en küçük oğlu Albus da istemediği bir aile mirasının yükünü omuzlarında taşımakta zorlanır. Geçmişle gelecek uğursuzca iç içe geçerken hem baba hem oğul tedirgin edici bir gerçeği, bazen karanlığın beklenmedik yerlerden geldiğini öğrenir.
“Harry Potter ve Lanetli Çocuk”,  J.K. Rowling,  John Tiffany ve Jack Thorne’a ait yeni bir özgün hikâyeden yola çıkarak Jack Thorne’un yazdığı yeni bir oyun. Bu oyun sadece sekizinci Harry Potter hikâyesi değil, aynı zamanda tescilli olarak sahneye koyulan ilk Harry Potter hikâyesi. 30 Temmuz 2016’da Londra West End’de gerçekleşen prömiyerin hemen ardından Sahne Metni Özel Baskısı, dünyanın dört bir yanındaki okuyucuları Harry Potter, arkadaşları ve ailesinin devam eden yolculuğuyla buluşturuyor.

YABANCI YAYINLARI








                           Kitabın Adı: Kral Katili
                        Yazar: Virginia Boecker
                        Çevirmen: Onur Özkan
                        Yayınevi: Yabancı Yayınları
                        Sayfa Sayısı: 400
                        Çıkış Tarihi: 5 Kasım 2016



Çember tamamlanacak. Onu kurtaracağını düşünerek verdiğim mühür onun laneti olacak. Uzun süre önce bensiz başlayıp beni içine çeken bu tarihi bitirme görevi bana düşecek.

"Sanırım sen, benim ya en büyük zaferim ya da en büyük hatam olacaksın. Zaman gösterecek."

Eski cadı avcısı Elizabeth Grey, Harrow'un büyülerle korunan köylerinden birinde saklanıyor, Anglia Krallığı'nı zorla ele geçiren Lord Blackwell'in kellesi için biçtiği bedelden kaçmaya çalışıyordu. Karşı karşıya geldikleri son seferde Blackwell büyük bir yara almıştı ama güce olan tutkusu günbegün artıyordu. Kurallarına karşı gelenlerle karşılaşacağı bir savaş için hazırlanıyordu: Elizabeth ve onun yanında yer alan cadılar ile büyücüler.
Ona büyülü bir koruma ve iyileştirme gücü veren mührünü kaybeden Elizabeth'in gücü şimdi hem fiziksel hem de psikolojik olarak sınanıyordu. Savaş her zaman fedakârlık anlamına gelirdi ancak iyi ve kötü arasındaki çizgi gittikçe bulanıklaşırken Elizabeth, sevdiklerini kurtarmak için ne kadar ileri gitmesi gerektiğine karar vermeliydi.








                            Kitabın Adı: Buzdaki Kız
                          Yazar: Robert Bryndza
                          Çevirmen: Merve Solmaz
                          Yayınevi: Yabancı Yayınları
                          Sayfa Sayısı: 416
                          Çıkış Tarihi: 4 Kasım 2016


Gizem yüklü sürükleyici bir gerilim romanı. Eğer Karin Slaughter, John Hart ya da Wulf Dorn'u seviyorsanız Robert Bryndza'nın yepyeni serisi tam size göre.

Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Dudakları bir şey söylemek üzereymiş gibi aralanmıştı. Vücudu buzun içinde donup kalmıştı... O ne ilk ne de sonuncu olacaktı...

Genç bir adam Güney Londra'daki bir parkta, kalın bir buz tabakasının altında bir kadının cansız bedenini bulunca, cinayet soruşturmasını yürütmek için Dedektif Erika Foster göreve çağırıldı. Buzdaki Kız'ın sakladığı karanlık sır neydi? Erika gerçeği aydınlatmaya yaklaştıkça katil de ona yaklaşıyordu. Erika'nın yürüttüğü son soruşturma felaketle sonuçlanmış ve kocasının ölümüne neden olmuştu. Kariyeri sallantıda olan Erika'nın bu sefer kişisel sorunlarıyla olduğu kadar, daha önce hiç görmediği kadar tehlikeli olan katille de yüzleşmesi gerekiyordu. Peki ama katil ona ulaşmayı başaramadan Erika katili yakalayabilecek miydi?